Pazar 26 Eylül 2021
Ana sayfa | Türkçe

25 Nisan, ANZAK GÜNÜ

Pazartesi 26 Nisan 2021 | yazan Engin


25 Nisan, ANZAK GÜNÜ

25 Nisan, ANZAK GÜNÜ
ve ANZAK’LARIN GÖZÜYLE TÜRKLER
“Türkler yakaladıkları askerlerimize olağanüstü iyi davrandılar” Avustralyalı Savaş muhabiri, Charles E.W.Bean

25 Nisan 2021
Türklerin tarihi ile yüzleşmesini isteyen küresel güçler, savaşları çıkarıp, Osmanlı devleti sınırları içinde 650 yıl huzurlu bir şekilde yaşayan diğer milletleri birbirine düşürüp, sonuçta ölümlerin ve katliamların sebebinin kendileri olduğunu unutmayı tercih ederler. Türlü bahanelerle çıkardıkları savaşların çoğunun ganimet (başta petrol ve diğerleri) kapma davası olduğu yüzyıldır gözden kaçırılmaya çalışılır. Hatta savaşlarda halkları birbirine düşüren gerçek düşmanlaştıranların ve suçluların kendileri olduğunu itiraf edemezler.
Emperyal odakların tüm bu inkarcı tutumlarına alet olan bazı toplumlar ve ülkeler de yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen bu güçlerin tuzaklarına düşmektedirler.

Bilindiği gibi, Osmanlı hanedanlığı çeşitli etnik unsurlardan oluşuyordu. Ana toplum Türklerdi ve Orta Doğu’yu, İslam’ı yayarak büyüyen bu hanedanlık petrolün bolca bulunduğu alanlara yayılmasından dolayı hanedanlığın ana damarı olan Türklere kin ve düşmanlık Hıristiyan dünyasında çok yaygınlaştı. İslam’ı temsil eden Osmanlıya dolayısıyla Türklere karşı yaklaşık 18 Haçlı seferi düzenlendi. Her defasında İstanbul hedefteydi.
Tarihsel olarak dinden beslenerek kimlik bulan milletleri kışkırtan güçlerin tuzağına düşerek günümüzün modern ve laik Türkiye’sini kendine düşman görenler halklara karşı Türkler her zaman hedef olmuşlardır.

Tüm bu olumsuz tarihsel kalıntıları miras alan Türkiye ve Türkler tarihsel etnik dinisel kinlerini Türkiye’nin kurucusu Atatürk inkılâplarıyla yenmeye çalıştı.
Atatürk’ün en büyük başarısı laik Türkiye inşa etmek oldu. Çeşitli unsurlardan oluşan Osmanlı kalıntısı Türkiye’nin laikliği din savaşlarını durdurabilirdi ve daha önemlisi Türkiye halkını dininde özgür bırakarak hem kamusal ve biresysel bağımsızlığına kavuşturdu hem de başka millerin hedefinde olmasına karşı adeta merhem olmasını hedefledi.

Peki, günümüzün modern Türkiye’si tarihindeki dünkü bazı olayları neden doğru dürüst açıklayamıyor ve bugün dünya devletlerine ve halklarına neden net bir şekilde kendisini tanıtamıyor ya da savunamıyor?

Peki Türkleri kimler savunuyor?

Şerefli Düşman - Coni Türkler (The Honourable Enemy)

“Türkler bize saygılıydılar biz de onlara. Abdül iyi ve temiz savaşcıydı. Biliyorum, çünkü savaştık”
Teğmen Oliver Hague Alan Moorehead, Gallipoli, Sayfa 159.

Avustralya’da Muharip Gaziler Derneği (Returned Services League-RSL) ülkenin çok önemli kuruluşları arasında yer alır. Avustralya’nın her eyaletinde ve her eyaletin her bölgesinde bu kuruluşların kulüpleri vardır. Avustralya politikasında önemli işlevleri hatta gündemi belirleyebilecek kadar büyük itibarı olan saygın bir kuruluştur.

25 Nisan günü 1915’de Çanakkale’de Arıburnu’nda karaya çıkarma yaptıkları gündür. Sert ve dik kayalara çıkamayıp hayatını kaybeden çok fazla Anzak askeri hayatını kaybetmiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda da her yıl, 25 Nisan günü Şafak Ayini törenleri yapılır. Bu törenler RSL tarafından düzenlenir ve bu törenlerde her eyaletin her mahallesince ve şehir merkezlerinde yürüyüşler gerçekleştirilir.
25 Nisan törenlerinin sloganı; UNUTMAYALIM ( LEST WE FORGET) dır.

Avustralya’daki Türkler de 1996’dan beri bu yürüyüşlerde yer almaya başlatıldılar. Özellikle Atatürk’ün Anzak’lar için söylediği sözlerin ortaya çıkarılmasından sonra Türkiye ile Avustralya arasındaki dostluk bağı gelişti.

Türklerle Avustralyalıların arasındaki karşılıklı bu dostluk bazı Türk düşmanlığı ile beslenen güçleri ya da toplulukları rahatsız etmiş olacak ki, 2004 yılında Victoria RSL sekreteri; “Türkler düşman tarafındaydı, yürüyüşe katılmasınlar…” der. Ardından Viktorya eyaleti RSL başkanı, General David McLaghlan; “Evet, Türkler düşmanımızdı ama onlar bizim Şerefli düşmanlarımızdı…” der. Ertesi gün Melbourne, TheAge gazetesinin birinci sayfasında “Anzak yürüyüşü sadece Johnny Türklere Açık” diye bir başlık atılarak RSL başkanı tarafından, Türklerin, evet, düşman olduğu ancak Şerefli Düşman olduğu hakkındaki fikirlerine yer verilir.

ABDÜL’den (JOHHNY TURK) CONİ TÜRK’e
‘Johnny Turk’ kavramı nereden geliyor?

Aslında Türkler 1915 tarihinden beri Avustralyalılar Türk askerini ‘ Johnny Turk’ olarak tanımlıyorlar. Hatta binlerce sayfalık günlük yazmış bir savaş muhabiri olan Charles Bean de Abdül’ün nasıl Johnny Türk’e dönüştüğünü betimleyen bir şiir bile yazar.

Avustralyalı Savaş muhabiri olan sayfalarca günlük tutan
Charles E.W.Bean’ın ABDÜL adını verdikleri Türk askeri için yazdığı mısralar….

Tepelerden saldıran gençlerimize İçtik
Sahile hücum eden askerlerimize,
Siper kazıcılarımız ve özel savaş birliklerine,
Hepsinin şerefine birer kadeh kaldırdık;
Ve topçulara ve sedyecilere
Asıcak içkiler soğumadan
Size birinden söz edeceğim,
Adı; ABDÜL

Onu göremiyoruz son zamanlarda,
Ama sakın şu şapka onun olmasın,
Salınan karşı mazgalda?

Şu, bizim hep ateş ettiğimiz;
Geceleri soluğunu işittiğimiz,
Karanlıkta nöbet tutan,
İşaretler vererek, cıvıldayıp şakıyan,
Erkenci bir tarla kuşu gibi

Taze dallar çatırdadı,
Diz üstüne çökerken biz,
Koca, kapkara gölgesi ezip geçti,
Bir gergedanın ağaçları ezip geçtiği gibi.

Onun fırladığını gördük dalga dalga,
Sabahın semalarına,
Mermilerimiz tam hedefini buldu,
Ve o, nasıl ölüneceğini biliyordu…

Evet, cephede ölümünü gördük o’nun,
Tıpkı bizim çocukların öldüğü gibi,
Zavallı koyu gözleri döndü
Umutsuzsa gökyüzüne

Kırılmış, zavallı kolları açılmıştı,
Aynı ismi verdiğimiz Tanrı adına
Ve yüreğimizi söküp aldı,
Ama düşmüştük bir kez bu kanlı oyuna.

Adın mürekkep kadar kara olsa da,
Katil ve çapulcu olarak,
Mutlu konser geçekleştirdi,
Hıristiyanlarla yan yana,

Seni yargılayacağız bay Abdül,
Bilebildiğimiz bir sınav ile ..
Yaşarken ve ölürken, aldığın her nefeste
Sen hep bir CENTİLMENDİN ( efendiydin) bizce
24 Mayıs, 1915 günü savaşa ara verilir. Ateşkes ilan edip ortalıkta yığılan ölü askerleri gömmeye karar verdikleri günde ilk kez yakınlaşan Anzak’lar ve Türkler arasında adeta organik bir kurulur. O günden sonra Türk askerleri Mehmetçikler ‘Abdül değil ‘Johnny Turk’ olarak’ anılır.

Mehmetçiğe saygı duydukları için. ‘Ha biz ha onlar’ anlamında. Türkler de, biz Anzak’lar da mağdur taraftayız anlamında. Türkler savaşırken düşmanın hastane gemilerine bomba atmadıkları için, onlar düşman askeri de olsa yaralı olan askerlere iyi davrandıkları için. Evet, Türk askerinin savaşırken bile adil ve çok cesur bir şekilde savaştığını anlatan dürüstce yazılmış anı, rapor, yazı mevcut. Bu anıların çoğuna Johnny Turks ve Gelibolu Savaşı Hatıratı adlı kitabımda yer verdim.

Bir kaçı;
“Vurduğu kişinin doktor olduğunu anlayınca bir daha ona nişan almadı” der.
Çanakkale Savaşında çok da popüler olmayan bir İngiliz Savaş Muhabiri Sydney Mosley;

“Türkler tarafında yapıldığı öne sürülen korkunç hikâyeler duyacaksınız. Onların hiçbirine inanmayın. Eğer tamamı değilse de bunların çoğu abartı.”
Jim Haynes, Cobbers-Stories of Gallipolo1915 sayfa 178;

“Türklerin gösterdikleri müthiş direnişe ve aralarındaki korkunç savaşa rağmen Avustralyalı askerler Johnny Türk’e saygı duydular”
Kaptan Audrey Herbert, 1915

“Onlarda bizim gibi ülkeleri için savaşıyorlardı. İyi ve dürüst savaşcılardaı. Bizler gibi çok düzgün savaştılar. Her iki taraftan da değerli insanlar kaybedildi.” E.W.Barlett 11. Light House bölüğünden

Çanakkale Savaşı savaşının gündemde kalması çok insani ilişkilerin varlığının henüz keşfedilmediğinin yanı sıra, karşı tarafın gözünden bir çok bilgi de keşfedilmeyi bekliyor.

1988 yılında, Avustralya’ya göçmen olarak yerleştiğimde Çanakkale(Gelibolu) Savaşı hakkında nerdeyse sıfır bilgimi ile bugün Avustralya’da yaşamanın bana öğrettikleri arasında;
Tarihin önemi, Tarihe saygı,
…Sivil İnsyatif - Diplomasi - Lobi Faaliyeti…

Dostluk ve Evrensel Barış odaklı çalışmalara daha çok çaba verilmeli ve bu bayrak nesilden nesilse aktarılmalı ki, ikiyüzlü (not Hypocrisy) değil, özü sözü aynı olan bir dünyada yaşamayı isteme hakkımız olabilsin.

JULIA GÜL ARSLAN
Avustralya-Gelibolu Dostluk Derneği eski kurucu başkanı, 2002



Nombre de visite 212

Sélection d'article