mercredi 7 décembre 2022

18 Mart’ın Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

Publié le | par Engin | Nombre de visite : 246 |
18 Mart'ın Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

18 Mart’ın Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü
olarak kutlanmasını ilginç buluyorum ...

Neden mi ?

Malumunuz olduğu üzere, 18 Mart, 1915 olağanüstü destansı bir gündür.

Önemi neydi hatırlayalım ;
İtilaf devletlerinin büyüklü, küçüklü onlarca savaş gemisiyle Çanakkale boğazına gelerek İstanbul’u almayı, dolayısıyla Osmanlı devletini hâkimiyetini sonlandırmayı hedeflemişlerdi.

1915 ÇANAKKALE SAVAŞI,
20.YÜZYILIN İLK KÜRESEL VE AMFİBİK SAVAŞIDIR

18 Mart, 1915, İtilaf devletlerinin gemilerinin batırılıp denizden geri çekilmek zorunda bırakıldığı gündür.
Çanakkale Savaşı iyi incelenirse, sadece 18 Mart değil, yılın her günü şehitler günüdür.

18 Mart’ı şehitler günü olarak adlandırmak ya da Çanakkale Zaferi olarak nitelendirmek eksik oluyor.

Bana göre, gerçek Çanakkale Zaferi tarihi ; 21 Ağustos 1915’dir

9-10 Ağustos ve 21 Ağustos, 1915 ise İtilaf devletlerinin Çanakkale’yi Mustafa Kemal Paşa komutanlığında karadan geçemeyeceklerinin anlatıldığı gündür.

1915, Çanakkale Savaşı yabancı tarih kitaplarına göre bile Mustafa Kemal Paşa ile adeta özdeşleşen bir savaş ve zafer olduğunu biliyoruz.
Ayrıca Mustafa Kemal Paşa Çanakkaledeki cephe ve kara muharebelerinde savaş sahnesine çıkmış ve hatırlamakta yarar görerek, şu özellikleriyle tarihe adını kazımıştır ;

 En büyük özelliklerinden olan Emperyalizm Karşıtı olma özelliğidir. (Sömürgeci, Haçlı zihniyetine) Orta Doğu’daki İslam dünyasına örnek olacak şekilde cereyan eden Mustafa Kemal Paşa’nın emperyalizm karşıtlığının yanı sıra diğer başka önemli kişilik özelliği ise onun Pragmatik oluşu (gerçekçi ve değişen koşullara karşı hızlı ve kolay strateji geliştirebilen oluşudur).

 Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle Çanakkale Savaşında ortaya çıkan bir başka en önemli özelliği ise İnisiyatif Kullanma özelliğidir.

Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı ordusunun başkomutanı ve düşmanı yanlış yerde (Bolayır-Saros körfezinde) bekleyen Alman Liman Von Sanders’den emir gelmesini beklemeden, inisiyatifini kullanarak, düşmanı en kritik süreçte ve en önemli anda durdurabilen ve bu gerçeği yarbaylıktan albaylığa terfi ettirilmesiyle kanıtlayan bir komutandır.

Almanya ile ittifak yapmak zorunda bırakılan Osmanlı ordusuna verilen görev, yarım milyonluk düşman kuvvetleri Çanakkale’de oyalamaktı.
Hatta Osmanlı Ordusuna komuta eden Alman komutanlar, düşmanı Çanakkale kıyılarında ya da denizde tasfiye etmektense karaya çeken planlar yapmışlardı.

Başta Yarbaylık rütbesinde olan Mustafa Kemal Paşa ‘Arıburnu Raporu’nda ; Alman komutanın sahilin müdafaası fikrine olumlu bakmadığını yazmıştı. Karada savaşma kararı Osmanlı kurmaylarının değil, Berlin’in kararıydı.
Türkiye’deki Alman ‘müttefiklerin’ görevi Türkiye’yi derhal savaşa sokmak ve Türk cephelerine adeta arı kovanı gibi olabildiğince çok İngiliz ve Rus kuvveti çekmekti...

İtilaf devletlerinin savaş gemileri topçu atışlarından kaçarken, Nusret’in döşediği mayınlara yakalandı. 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret Mayın Gemisi Boğaz’ın karanlık sularında tarih yazdı.
O gece Nusret’in döşediği mayınlar 18 Mart günü itilaf devletleri donanmasına büyük bir yenilgi yaşattı.
Fransız zırhlısı Bouvet, 3 dakika içinde 603 mürettebatıyla birlikte suya gömüldü.
İngilizlerin Ocean ve Irressistible gemileri de aynı sonu yaşadı.
Agamemnon, Inflexible, Sufrren ve Galua gemileri de ciddi yaralar alarak savaş dışı kaldı.
Amiral De Robeck, kalan donanmayı geri çekti. 18 Mart 1915’te Mehmetçik, Çanakkale Destanı’ndaki ilk büyük zaferini kazandı.

“ Liman von Sanders’in savaştan sonra yayınlanan hatırlarında Bolayır/Saros ile ilgili bazı çelişkili bilgiler vardır.
Sanders hatıralarında düşman çıkarması açısından en büyük tehlike olarak Asya tarafını gördüğünü sonra sırasıyla Seddülbahir, Kabatepe ve son olarak da Bolayır/Saros bölgesini dikkate aldığını yazmıştır.
Aslında Sanders’in Bolayır/Saros bölgesine aşırı ilgi göstermesinin sebeplerinden birisi 25 Nisandan hemen önce İngiliz teğmenin yakalanıp sorguya çekilmesi ve müttefik çıkarmasının buradan yapılacağını söyleyerek yanlış bilgi vermesi olabilir ve Bolayır’daki birliklerin güneye sevk etmekte tereddüt etmesi müttefiklerin 25 Nisan çıkarması sırasında biraz olsun nefes almalarını sağlamıştır. ” Kanadalı Yazar Tim Travers’in ‘Gelibolu 1915’, kitabından
"Siz düşünün artık, eğer Mustafa Kemal Paşa olmasaydı, o’nun inisiyatif iradesi olmasaydı, o’nun savaş strateji zekası olmasaydı, o, Polonya-Prusya-Yahudisi olan bir Alman komutanına itaat etseydi acaba şimdi Türkiye olur muydu ?"

Atatürk 1918’de şöyle demiştir ;
“Benim Kanaatime göre düşman, çıkarma girişiminde bulunursa iki noktadan çıkardı ;
“Seddülbahir ve Kabatepe” . O’nun yapacağı iş kafasında netti : Düşmanı karaya çıkartmadan, bu, sahil bölgeleri savunulacaktı. ‘Kıyı savunması yapılsaydı İngiliz ve Fransızlar karaya çıkamazlardı. Karaya çıkamayınca Çanakkale cephesi açılmazdı.

500 bin İngiliz, Fransız askeri buraya bağlanamazdı... Dolayısıyla Alman niyeti gerçekleşemezdi. Ve Çanakkale ilk günde biterdi !’ Bitmedi...” İsmet Görgülü, ‘Çanakkale’ kitabından.

57 bin şehidin, toplam 250 bin zayiatın sorumlusu olarak şimdi “yabancı komutanların savaş strateji değildi” diyebilir misiniz ?

Mustafa Kemal Atatürk’ün Arıburnu Muharebeleri, Anafartalar Muharebatı
Mustafa Kemal Paşa, yukarıda saydığımız ve çok daha nitelikli özelliklerini 9-10-21 Ağustos’da, Çanakkale’de,1915’ de kanıtlamış ve başarıya ulaşmış bir
komutandır.

Tüm bu ve çok daha fazla nedenlerle, bana göre kutlanılması gereken bir başka önemli gün 21 Ağustostur. Bugünün şimdiye kadar kutlama olarak henüz dile getirilmemiş olmasını çok ilginç buluyorum.

Daha da ilginç olan, 21 Ağustos’u ve 25 Nisanı yenilmiş olsalar dahi İtilaf Devletleri her yıl anmaktadırlar ancak ilginç olan Türkiye ve Türkler kutlamıyor.

Hiç düşünmeden bu vatanı kurtarmak için canlarını feda eden Mehmetçiklere ve komutanlarımıza ve Mustafa Kemal ATATÜRK’E şükran ve minnetlerimizle.

18 Mart,1915, Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlanırken,
21 Ağustos,1915, Çanakkale Kara Savaşı Zaferimiz neden kutlanmıyor ?

ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 21 AĞUSTOS’da/da KUTLANMASI DİLEĞİMLE,

“Savaş zaruri ve hayati olmadıkça ve ulusların hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça cinayettir”
Mustafa Kemal Atatürk

Toplam 250 bine yakın askerin katıldığı İtilaf devletlerinin Çanakkale kara çıkarması muharebeleri 25 Nisan 1915’te başlamıştır. Toplamda 500bin asker savaşmıştır.

Mustafa Kemal paşa, 25 Nisandan, 10 Aralık 1915’e kadar aralıksız olarak, 7 ay 15 gün süreyle, bu muharebelere katılmıştır.

25 Nisan ile 8 Ağustos arasında Arıburnu bölgesinde 19’uncu Tümen Komutanlığı ve Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı ; 8 Ağustos ile 10 Aralık arasında ise ordu seviyesinde olan Anafartalar Grup Komutanlığı yapmıştır.

ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 107. YILI KUTLU OLSUN

J.Gül Arslan
18 Mart 2022
Araştırmacı Yazar
Avustralya-Gelibolu Dostluk Derneği Kurucu (2002) kurucu başkanı



À lire aussi