EURTRY:

Ana sayfa > Türkçe > Terörle mücadele stratejisi

Terörle mücadele stratejisi


Ecrit par , 2007-07-16 14:55:08


Yazan: Oktay Yurtbay

Dunyanin hangi ulkesinde olursa olsun, terorle mucadelede ortak genel strateji ; halk destegi, siyasi otoriteyi elinde bulunduran hukumet ve terorle/terorist ile mucadeleyi yurutecek guvenlik guclerinin kararlilik icinde olmasi temeline dayanmaktadir.

Halk destegi ve silahli guc konusunda ortak bir paydada bulusulurken, siyasi otoritelerin terore karsi mucadelede uygulayacagi yontem ve tekniklerde ortak bir yol bulunmasinda zaman zaman sikintilar yasanmaktadir. Zira her siyasal iktidarin kendi dunya gorusune paralel olarak “terorle mucadele anlayisi” bulunmaktadir.

Carl von Clausewitz, unlu ‘Savas Uzerine’ adli eserinde savasin uc yanli, onemli bir olay oldugunu ifade eder ve bu su unsurlari su sekilde siralar ; “Bir yanda kin ve nefret, ote yanda olasilik hesaplari ve tesadufler, son olarak savasi butunuyle akla baglayan politik amac niteligi. Bu uc unsurdan birincisi ulusu, ikincisi komutan ve ordusunu, ucuncu ise hukumeti ilgilendirir. Bunlardan birini dikkate almayan ya da bunlar arasinda gelisiguzel bir iliski kurmak isteyen bir teori, sirf bu yuzden tum degerini kaybeder.”

Aslinda sadece teoride degil, her askeri stratejinin planlanmasinda ve uygulanmasinda bu gercegin dikkate alinmasi gerekir. Yani, askeri stratejinin uygulanmasindan once halkin destegi saglanmali, askeri stratejiyi yonlendiren akli temsil eden ve askeri stratejiyi politikanin devami bir arac olarak kullanmasi gereken politik otorite ile stratejiyi politik yonlendirmenin isiginda hazirlayarak uygulayan ve politikacinin belirledigi politik amaclara ulasmayi hedefleyen guvenlik gucleri arasinda hem lisan ve anlayis birligi hem de olumlu bir diyalog olmasi gerekir.

Ornek olarak, ABD, Vietnam Savasi’ni politikacilarin, savasin politik amacini acik secik belirlememesi, politik gerekcelerle askeri harekat uzerine tahditler koymasi ve savasin yonetimine karismasi nedeni ile kaybetmisti. İrak’ta ise isgalden once, politik otoritenin generallerin onerilerini dinlememesi bu nedenle de savasin yetersiz askeri guc ve hatali askeri stratejiyle baslatilmasi nedeni ile ABD basarili olamadi.

Turkiye gercegine gelince, PKK ile mucadelede ulke halkinin bu mucadeleye verdigi destek hususunda sorun yoktur. TSK bireylerinin halkin icinden gelmesi, TSK’nin Turkiye’de en cok guvenilen kurum olmasi ve halkin sehitler konusundaki hassasiyeti destege isaret eden olgulardir.

Ayni zamanda bolge halkinin da bu mucadeledeki destegi onem kazanmaktadir. Cunku, bolge halkinin ve desteginin kazanilmasi, PKK ile mucadelenin agirlik merkezini olusturmaktadir. Ancak, bolgede sosyo-ekonomik ve psikolojik tedbirler askeri yontemler kadar ciddiyetle ve planli bir sekilde uygulanmadigi icin bu agirlik merkezinin etki altina alinmasinda sorunlar vardir.

Sinir otesi harekat ile ilgili talepler tekrarlanarak gundeme getirilmesine ragmen Turkiye’nin (her turlu tahriklere kapilmadan), sinir otesi harekat oncesinde mumkun olan iktisadi, siyasi ve diplomatik tedbirleri uygulamasi gerekmektedir.

PKK teroru ile mucadeledeki asil onemli sorun ise, TSK’nin askeri yontemleri kesintisiz ve ciddiyetle uygulamasina ve terorle mucadeleye yillardir devam etmesine ragmen, terorle mucadelenin teroristle mucadeleye indirgenmesi sorumlulugunun guvenlik guclerine yuklenmesidir.

Terorle mucadele kapsaminda, bizzat teror eylemlerine katilan teroristler ve bunlarin isbirlikcileri guvenlik yontemleri cercevesinde etkisiz hale getirilmistir.

Ote yandan, sempatizanlarin ; psikolojik ve yasal, bolge halkinin ; psikolojik ve sosyo-ekonomik, ic kamu oyunun ; psikolojik, dis destegin ; diplomatik, dis kamu oyunun ise ; diplomatik ve psikolojik yontemlerle etki altinda tutulmasi gerekmektedir.

Ortadogu’da ve ozellikle de K.Irak’taki gelismeler PKK ile mucadeleyi daha da karmasik duruma sokmaktadir. İcinde bulundugumuz sartlarda, PKK’yi ve teroru K.Irak’taki gelismelerden soyutlamak mumkun degildir. Irak’in kuzeyini Turkiye’ye bagimli duruma getirerek PKK’yi etkisizlestirmenin, sorunun cozumunde gecici bir sure etkili olabilecegi tahmin edilmektedir.

Turkiye’nin karsi karsiya oldugu sorun, etnik farkliliklardan degil, global ve bolgesel guclerin jeopolitik ihtiyaclarindan kaynaklanmaktadir. Yani, Turkiye dahil bolgenin, yeni jeopolitik ihtiyaclara gore yeniden sekillendirilmesi ile ilgilidir. Bu nedenle de teshiste, irade olusturmada, strateji gelistirmede ve uygulamada gercekci olmak kacinilmazdir.

Mot-clé :
Site planı | RSS 2.0 | Copyright Turquie News 2006-2019 | Mentions légales PageRank