EURTRY:

Ana sayfa > Türkçe > SINIR ÖTESİ KARA OPERASYONUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!..

SINIR ÖTESİ KARA OPERASYONUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!..


Ecrit par , 2009-05-26 10:42:36


Yazan: Nail Amudi

“Irak’ın Kuzeyinin PKK’nın Üssü Olmasına İzin Verilmeyecek!..”

Irak’ın kuzeyindeki PKK kamplarına yönelik Aralık 2007’de başlatılan hava operasyonlarının ardından 21 Şubat 2008 günü başlayan ve 29 Şubat 2008’te sona eren kara harekatının yankıları sürüyor.

Sınırlı bir güçle düzenlenen bu operasyonun temel hedefi, PKK’nın "tarumar edilmesi" değil, PKK’nın bundan sonraki bütün saldırılarının karşılık bulacağı, Türkiye’nin eli-kolu bağlı oturmayacağı ve örgütün Irak’ın kuzeyinde hayat alanı bulamayacağı mesajının verilmesiydi.

Kara harekatının bu temel hedefini biraz açmak gerekirse; PKK vurulacaktı. Sivil halk zarar görmeyecekti. Kürt yönetimi hedef değildi. Zamanı ve mekanı sınırlı bir kara operasyonuyla değişik adreslere bazı mesajlar postalanmış olacaktı.

Peki, neydi bu mesajlar?

İlk mesaj PKK’ya yönelikti: Artık şunu iyi bil. Irak’ın kuzeyinde istediğin gibi at oynatamazsın. Konjonktür buna uygun değil. Ayrıca şiddet ve terör çıkmaz sokaktır. Bir an önce silah bırakıp, dağdan inmeye bak.

İkinci mesaj, içte ve dışta PKK’yı destekleyen çevrelere yönelikti: Şiddet ve silahı temel alan siyaset anlayışıyla bir yere gidilemez. PKK’ya baskı yapın, daha fazla kan akmasın.

Üçüncü mesaj, Bağdat ve Irak’lı Kürtlere yönelikti: Türkiye’nin dostluğunu önemsiyorsanız, PKK’nın Irak’ın kuzeyini üs olarak kullanmasına kesinlikle izin vermeyin. Yoksa, yalnız bizim için değil, sizin için de hayat zorlaşır.

Dördüncü mesaj, ABD ile AB’ye yönelikti: PKK’yı şiddet ve silahtan vazgeçirmek için ağırlığınızı bundan böyle ciddi olarak kullanın.

Bugün için kamuoyunda sorulması gereken asıl soru şudur: Bu mesajlar yerini buldu mu?

PKK’ya yönelik gerçekleştirilen sınır ötesi kara harekatının askeri, siyasi ve diplomatik bir başarı teşkil ettiği rahatlıkla söylenebilir.

Askeri planda çok sayıda mağara, barınak ve sığınak, hafif silah mevzileri, uçaksavar mevzileri ve ulaştırma tesisleri tahrip edilmiş, 240 terörist öldürülmüştür.
Bu sonuçlar yanılmıyorsam 1990’lı yıllarda çok daha fazla kuvvetle girişilen kapsamlı operasyonlarda elde edilen sonuçlardan bile daha iyidir. Bu seferki harekatın planı da çok isabetliydi. Nispeten sınırlı bir alanda yalnızca piyadeler ve özel kuvvetlerle, terör örgütüne ağır kayıplar verdirilmiştir.

Operasyon siyasi ve diplomatik bakımdan da bir başarıdır. Geçen 5 Kasım’da Başbakan Erdoğan’ın Washington’daki temaslarında varılan anlaşma çerçevesinde ABD’nin istihbarat, gözetim ve keşif desteğinden yararlanılmış, sadece ABD değil, AB kurumları ve üyeleri de Türkiye’nin kendisini teröre karşı savunma hakkını teslim etmişlerdir.

Harekat, aynı zamanda, gerek Irak hükümetine, gerek Kuzey Irak bölgesinin Kürt liderlerine, PKK’nın topraklarında serbestçe hareket etmesine bundan sonra göz yumarlarsa ağır bir bedel ödemek mecburiyetinde kalacaklarını göstermiştir.

Türkiye başından beri operasyonun yalnızca PKK’ya yönelik olduğunu ve kuvvetlerinin görevi yerine getirdikten sonra Irak topraklarında kalmayacağı teminatını Irak hükümetine vermişti. Harekatın kapsamı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uzun süre sınır ötesinde kalmasını zaten pek gerektirmiyor.

Operasyon gereksiz yere uzasaydı, o zaman hem Türkiye’nin mesajları yerli yerini bulmaz, hem başlangıçta gayet iyi hazırlanmış olan diplomatik ve siyasal zemin birçok bakımdan terse dönmeye başlar, hem de Türkiye’yi rahatsız edecek bazı riskler su yüzüne çıkardı. Türkiye, ABD ve AB ile karşı karşıya gelirdi. Bağdat ve Iraklı Kürtler ile çatışma potansiyeli büyürdü.

Bu operasyon, 2003-2007 yılları arasında Türkiye’nin karşı taarruzuna karşı bir tür stratejik muafiyet kazanmış olan PKK’nın bu stratejik muafiyetinin bittiğinin işareti olarak çok önemlidir. Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinin dışında kalması şeklinde 2003’te ortaya çıkan senaryo yok oldu.

Sonuçta bu operasyon, Türkiye’nin 5 yıl sonra Kuzey Irak’a yeniden dönüşünün başlangıcı olarak çok büyük ve tarihi bir başarı. Bu operasyon bir ilktir, bir son değildir. Arkasından buna benzer operasyonlar gelebilir. Kuzey Irak bundan sonra Türkiye’nin PKK’ya karşı terörle mücadele faaliyetlerini yürüttüğü bir saha haline dönüşmüştür.

Nail Amudi
[email protected]

Mot-clé :
Site planı | RSS 2.0 | Copyright Turquie News 2006-2019 | Mentions légales PageRank